Tamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler Yazarlar

Tamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler YazarlarTamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler YazarlarTamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler Yazarlar
Tamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler Yazarlar Tamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler Yazarlar
Tamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler YazarlarTamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler YazarlarTamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler Yazarlar
Tamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler YazarlarTamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler YazarlarTamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler Yazarlar
Tamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler Yazarlar



Tamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler Yazarlar
Tamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler YazarlarTamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler YazarlarTamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler Yazarlar
Tamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler YazarlarTamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler YazarlarTamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler Yazarlar
Tamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler Yazarlar Tamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler Yazarlar
Tamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler YazarlarTamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler YazarlarTamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler Yazarlar
 
Tamaşvarlı Gazi Aşık Hasan
Kategori : şairler Yazarlar

Tamaşvarlı Gazi Aşık Hasan

Hem asker, bu yüzden yiğitlik şiirleri söyleyen, hem "Aşık" bir ozan Tamaşvarlı Gazi Aşık Hasan. Döneminde etkinliği, yaygın ünü olduğu anlaşılıyor, Aşık Hasan'ın. Doğum ölüm yılları, yaşamının ayrıntıları aslında kesinlikle saptanamıyor ama, şiirlerinden çeşitli tarihsel olayların içinde bulunduğu, bunların acılarını dile getirdiği belirleniyor. Öte yandan halk şiiri geleneğine uygun, coşkulu, etkin söyleyişleri yalın dili dikkati çekiyor. Saptanabildiğine göre, bugün Romanya'nın sınırları içinde kalan Tuna'nın kollarından Tisse ırmağı kıyısındaki Tamaşvar'da doğmuş. Gazi Aşık Hasan, İkinci Viyana Kuşatmasından sonra Tamaşvar'ın bırakılmasını, Uyvar, Eğri, Estergon kalelerinin elden çıkarılmasını, 1686'da Budin'in 1688'de de Belgrad'ın elden gitmesini, bugün bile etkisinde kalınabilinecek bir acı dille söyler Padişaha seslenir.
Araştırmacılara göre, 1695'te Lugas Kalesi düşünce, Padişah 2. Mustafa'nın önünde saz çalıp şiir söyleyen Tamaşvarlı Gazi Aşık Hasan'ı padişah "Gönüllüyan-ı Yemin" ocağından kırk akçelik emekli maaşıyla emekli etmiş.1699 Karlofça Anlaşmasından sonra ordudan ayrıldığı, Tamaşvar yakınlarında bir köye yerleştiği anlaşılıyor. Bundan sonraki yaşamında bağ, bahçe işleriyle uğraştığı, özellikle karpuz yetiştirdiği söyleniyor. Son şiirlerinde "Hasan Dede" takma adını kullandığı da ileri sürülüyor.
"Eşrefoğlu al haberi/Bahçe biziz gül bizdedir' diye Eşrefoğlu Rumi'ye seslendiğine göre, o yolda yürüyen bir Bektaşi ozanı olduğu da belli. Herhalde, Tamaşvarlı Gazi Aşık Hasan (Hasan Dede) halk şiirimizin geleneğine bağlılığını sürdürerek, ustalığını belirlemiş önemli bir sesidir.

---

EŞREFOĞLU AL HABERİ


Eşrefoğlu al haberi
Bahçe biziz gül bizdedir
Biz şah-ı Merdan kuluyuz
Yetmiş iki dil bizdedir

Adem vardır cismi semiz
Alır abdest olmaz temiz
Halkı dahleylemek nemiz
Bilcümle vebal bizdedir

Erlik midir eri yormak
Irak yoldan haber sormak
Cennetteki sekiz ırmak
Akan coşkun sel bizdedir

Arı vardır uçup gezer
Teni tenden seçip gezer
Zahid bizden kaçıp gezer
Arı biziz dal bizdedir

Kimi süfi kimi hacı
Cümlemiz Hakk'a duacı
Rasul-i Ekrem'in tacı
Aba hırka şal bizdedir

Dervişlerin kökçeğiyiz
Tekkelerin çiçeğiyiz
Hacı Bektaş köceğiyiz
Edeb erkan yol bizdedir

Kuldur Hasan Dede'm kuldur
Manayı söyleyen dildir
Elif Hakk'a doğru yoldur
Cim ararsan dal bizdedir

            &

BİLMEM SARHOŞ MUDUR UYKUDAN KALKMIŞ

Bilmem sarhoş mudur uykudan kalkmış
Taramış zülfünü gerdane dökmüş
Beyaz ellerine al kına yakmış
Dedim öpüşelim dedi ki yok yok

Dedim servi nedir dedi boyumdur
Dedim bu güzellik dedi soyumdur
Dedim bu cilveler dedi huyumdur
Dedim koçuşalım dedi ki yok yok

Dedim ölüm yok mu dedi aynımda
Dedim öz vebalım dedi boynumda
Dedim turunçların dedi koynumda
Dedim koklaşalım dedi ki yok yok

Dedim yanakların dedi gülümdür
Dedim kakülün dedi sümbülümdür
Dedim Garip Hasan dedi kulumdur
Dedim sarmaşalım dedi ki yok yok

                  &

ŞUNDA BİR CANANE GÖNÜL DÜŞÜRDÜM

Şunda bir canane gönül düşürdüm
Yanakları dönmüş nar danesine
İnmiş inmiş mah yüzüne dökülmüş
Asılsam zülfünün herdanesine

Tenhaca bulup da halim arzetsem
Dertliyim derdime bir çare kılsam
Ol kiraz dudağın ağzıma alsam
Pek tutup sarılsam gerdanesine

Yüzünü göreli oldum serseri
Sır gümüşüne benziyor her yeri
Meydana getirmiş şöyle dilberi
Aferin doğuran merd anesine

Der ki Hasan yar hayalın görürken
Naz ile bir danem yolda giderken
Şunda bir dilberin methin ederken
Hicabından döktü ter tanesine

            &

SENİN YAZIN KIŞA BENZER

Senin yazın kışa benzer
Bir sevdalı başa benzer
Çok içmiş sarhoşa benzer
Duman eksilmeyen dağlar

A dağlar ah ulu dağlar
Eşinden ayrılan ağlar

Selviye benzer meşesi
Del'olup aşka düşesi
Top top olmuş menevşesi
Burca burca kokan dağlar

A dağlar ah ulu dağlar
Eşinden ayrılan ağlar

Mor menevşe boyun eğmiş
Yapracığı suya değmiş
Yazın kışın kemha geymiş
Kışın sade giyen dağlar

A dağlar ah ulu dağlar
Eşinden ayrılan ağlar

Ben bu dağdan geldim geçtim
Boz bulanık suyun içtim
Ben yarimden ayrı düştüm
Gördünüz mü bakan dağlar

A dağlar ah ulu dağlar
Eşinden ayrılan ağlar

Yükseklerde yurdun mu var
Şahinlerin kurdun mu var
Bencileyin derdin mi var
Gözyaşları akan dağlar

A dağlar ah ulu dağlar
Eşinden ayrılan ağlar

           &
 
BUGÜN BEN BİR GÜZEL GÖRDÜM

Bugün ben bir güzel gördüm
Gül cemali ala benzer
Çıkmış bahçede salınır
Boyu selvi dala benzer

Boyu uzun beli ince
Memeler benzer turunca
Yanak lale ağız gonca
Kaşları hilale benzer

Bahçenizde biter badem
Sanma ki ben sana yadem
Eğil gerdanından tadam
Ab-ı şeker bala benzer

Bahçenizde biter üzüm
Sensin benim iki gözüm
Gerdanına yoktur sözüm
Bağdadı merale benzer

Bahçenizde bülbül öter
Aşık Hasan yanıp tüter
Siyah kakül gerdan örter
Lebi kevser bala benzer

           &

NE ÇEKER KULLARIN SERHAT İLİNDE

Ne çeker kulların serhat ilinde
Bilinmez hünkarım görülmeyince
Bunca memleketin kafir elinde
Kaldı inanmadın ayrılmayınca

Kimi şehit oldu kimi giriftar
Kafirin elinden inler zar ü zar
Estergon'la Budin Eğre'yle Uyvar
Ele girmez Şahım yorulmayınca

Gaziler başına takıp çelengi
Kırardı Nemçe'yi Macar Fireng'i
Neylesin kulların edemez cengi
Hal ü hatırları sorulmayınca

Hasan der göklere çıkmıştır ahım
Huda'm bağışlasın çoktur günahım
Tamaşvar kalesin bil padişahım
Vermeyiz kafire kırılmayınca

--- 




Tamaşvarlı Gazi Aşık Hasan yazısı toplam 5333 defa okundu
Tamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler Yazarlar Sayfayı Yazdır    Tamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler Yazarlar Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Tamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler Yazarlar
Tamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler YazarlarTamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler YazarlarTamaşvarlı Gazi Aşık Hasan | şairler Yazarlar