Aşık ömer | şairler Yazarlar

Aşık ömer | şairler YazarlarAşık ömer | şairler YazarlarAşık ömer | şairler Yazarlar
Aşık ömer | şairler Yazarlar Aşık ömer | şairler Yazarlar
Aşık ömer | şairler YazarlarAşık ömer | şairler YazarlarAşık ömer | şairler Yazarlar
Aşık ömer | şairler YazarlarAşık ömer | şairler YazarlarAşık ömer | şairler Yazarlar
Aşık ömer | şairler Yazarlar



Aşık ömer | şairler Yazarlar
Aşık ömer | şairler YazarlarAşık ömer | şairler YazarlarAşık ömer | şairler Yazarlar
Aşık ömer | şairler YazarlarAşık ömer | şairler YazarlarAşık ömer | şairler Yazarlar
Aşık ömer | şairler Yazarlar Aşık ömer | şairler Yazarlar
Aşık ömer | şairler YazarlarAşık ömer | şairler YazarlarAşık ömer | şairler Yazarlar
 
Aşık ömer
Kategori : şairler Yazarlar

AŞIK ÖMER HAYATI VE ESERLERİ

Halk ozanlığımızın en ilginç, ünü çok yaygın ama yaşamıyla ilgili bilgi az olan bir ozan Aşık Ömer. Yaklaşık 1500 şiir bıraktığı söyleniyor. Bir  şiirine bakarak Aşık Ömer'in Konya'nın Gözleve köyünde doğduğunu, yaşadığı dönemde önemli bir bilim merkezi olan Konya'da yetiştiğini kesinlikle söyleyenler var. Bunun yanısıra, kimi incelemeciler de, şiirlerindeki demelerinden yola çıkılarak "Konyalı mı, Aydınlı mı, Kırımlı mı, Gözleveli mi" olduğu konusunda ileri sürülen görüşlerin, ancak bir "yakıştırma" olabileceğini ileri
sürüyorlar. Gene yazdığı şiirlerden çıkarılan sonuçlara göre, Arapça, Farsça, bildiği, bu dillerde yazılmış yapıtları okuduğu anlaşılıyor. Bu yüzden olacak, Aşık Ömer hem aruz, hem hece ölçülerini kullanmıştır. Ancak, giderek halk dilinden uzaklaşan, karışık, yabancı sözcüklerin çoğaldığı, "divan mazmun'larının yoğunlaştığı bir dil kullanıldığı görülüyor. Bunun, halk şiir geleneğinden uzaklaşma oluduğu söylenebilir. Kimi incelemecilere göre Aşık Ömer, bir "kentli aşık"tır. Bu yargıya varılmasında, özellikle şiirlerinde kullandığı dilin, yaptığı benzetmelerin, dahası Karacaoğlan'ı küçümser bir tutum içinde "Biz şair saymayız öyle ozanı" demesinin de, neden olduğu düşünülebilir.
Aşık Ömer'in uzun bir yaşamı olduğu, çok gezdiği, gezdiği yerlerde saygınlık kazandığı, ün yaptığı, ilgi çektiği anlaşılıyor. Şiirlerinde sözünü ettiği olaylardan kaynaklanan, Aşık Ömer'in bir "ordu ozanı" olabileceği kanısı da ileri sürülüyor.
Aşık Ömer'in hem kendi dönemindeki, hem kendisinden sonra gelen ozanları etkilediği, halk ozanlarının giderek Aşık Ömer'in diline yaklaşan karmaşık sayılabilecek, arınmışlıktan ırak bir dili yeğledikleri dikkati çekiyor. Üretken bir ozan olduğu bıraktığı şiirlerin sayısından da ortaya çıkıyor. Ayrıca şiirlerindeki içtenliği, tutkunluklarını, acılarını dile getirişi de etkisini, ününü arttırıcı öğeler arasında sayılabilir.

---

KURBAN OLDUĞUM

Elâ gözlerine kurban olduğum
Yüzüne bakmaya doyamadım ben
İbret için gelmiş derler cihana
Not tadır benlerin sayamadım ben.

Aşkın ateşidir sinemi yakan
Lûtfuna erer mi çevrini çeken
Kolların boynuma dolanmış iken
Seni öpmelere kıyamadım ben.    

Terkeyledim ağalarım beylerim
Boz bulanık seller gibi çağlarım
Anın için ben âh edip ağlarım
Ayrılık oduna doyamadım ben.

Kaldı deli gönül kaldı hep yasta
Mevlâm, erdir beni murada, kasda
Âşık Ömer eder sevgili dosta
Allah ısmarladık diyemedim ben.

---

KURULALI NELER ÇEKMİŞ

Kurulalı neler çekmiş
Yalan dünyaya sorsana
Nice bin türlü kan etmiş
Akan deryaya sorsana

Bilinmez ne acep aldır
Gönül sarhoş bir misaldir
Aşıklık ne müşkül haldir
Çeken şeydaya sorsana

Bu derdin çaresin bilmem
Akar çeşmim yaşın silmem
Olaydın yar ile bir dem
Çekip tenhaya sorsana

Kelamı naz ile söyler
Garip gönlüm alıp n'eyler
Niçin cevr ü cefa eyler
Melek simaya sorsana

Cihanda bulmadım bir yar
Ruz u şeb ederim efkar
Der ki Ömer cümlemiz var
Eden Mevlaya sorsana

---

GAM YÜKLERİ İLE YÜKÜMÜZ TUTTUK

Gam yükleri ile yükümüz tuttuk
Hicran katarının kervanıyız biz
Feleğin ağusun aşında bulduk
Mihnet tekkesinin mihmanıyız biz

Hakikat yolunu tutmuş gideriz
Kemlik edenlere iy'lik ederiz
Hazret-i Hüda'nın emrin tutarız
Rah-ı hakikatın rehvanıyız biz

Ey Ömer aşk ile irfan yoluyuz
Serv-i tubaların servi dalıyız
Bizi sevenlerin biz de kuluyuz
Sevmiyenin şah ü hakanıyız biz

---

GEL DİLBERİM KAN EYLEME

Gel dilberim kan eyleme
Seni kandan sakınırım
Doğan aydan esen yelden
Seni gülden sakınırım

Tabibim hışm ile bakma
Ben kulun odlara yakma
Yanağına güller takma
Seni gülden sakınırım

Halden bilir haldaşım var
Yola gider yoldaşım var
Üç yaşında kardaşım var
Seni ondan sakınırım

Ömer'im der ben de geldim
Tazelendi eski derdim
Sen bir kuzu ben bir kurdum
Seni benden sakınırım

---

DEDİM DİLBER YANAKLARIN KIZARMIŞ

Dedim dilber yanakların kızarmış
Dedi çiçek taktık gül yarasıdır
Dedim tane tane olmuş benlerin
Dedi zülfüm değdi tel yarasıdır

Dedim dilber sana yazıldı kanım
Dedi niçin dersin benim sultanım
Dedim kimler sarmış ince miyanın
Dedi kendin sardın kol yarasıdır

Dedim bu Ömer'in aklını aldın
Dedi sevdiğine pişman mı oldun
Dedim dilber niçin sararıp soldun
Dedi hep çektiğim dil yarasıdır

----

ŞU KARŞIDAN GELEN DİLBER

Şu karşıdan gelen dilber
Boyu selvi dala benzer
Yanında bir kızla bile
Gonca açmış güle benzer

Gelinin gözleri bende
Kız cefalar etmez dosta
Gelin şerbet gibi tasta
Kız tabakta bala benzer

Gelin kıza bulur suçu
Kızın geline yeter gücü
Gelinin ibrişim saçı
Kızın sırma tele benzer

Gelin der adım Huri
Kız da meleklerin biri
Gelin al çiçekli koru
Kız bahçede güle benzer

Taşlar olsun yapınızda
Misk ü anber kokunuzda
Aşık Ömer kapınızda
Bir azatsız kula benzer

---

SALINIP SEYRAN YERİNE

Salınıp seyran yerine
Çıkan dilber kiminsin sen
Siyah zülfün mah yüzüne
Döken dilber kiminsin sen

Baktım gözüne kaşına
Benzettim hüma kuşuna
Beni hicran ateşine
Yakan dilber kiminsin sen

Payine yüz süren kullar
Demadem medhin ederler
Al yanak üstüne güller
Takan dilber kiminsin sen

Seyrana gider bostana
Bülbül konar gülistana
Bize mestane mestane
Bakan dilber kiminsin sen

Aşık Ömer seyre varma
Varıp divanına durma
Ela göze siyah sürme
Çeken dilber kiminsin sen
        
---

BİR GÜZEL GÖRDÜM

Bugün ben bir güzel gördüm
Yeşiller giymiş ağ üzre
Aklımı başımdan aldı
Durabilmem ayağ üzre.

Beni mest eden camıdır
Gonca gülün eyyamıdır
Her biri bir haramidir
Kirpikleri kap ağ üzre.

Mah cemaline bakılır
Ben kulun yanıp yakılır
Söyledikçe bal dökülür
Leblerinden dudağ üzre.

Cemal-i hüsn-i alişan
Ol Yusuf'tan almış nişan
Siyah zülüfler perişan
Dökülmüş al yanağ üzre.

Âşık Ömer geldi ise
Hak inayet kıldı ise
Ferhat dağı deldi ise
Ben koyam dağı dağ üzre.





Aşık ömer yazısı toplam 20893 defa okundu
Aşık ömer | şairler Yazarlar Sayfayı Yazdır    Aşık ömer | şairler Yazarlar Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Aşık ömer | şairler Yazarlar
Aşık ömer | şairler YazarlarAşık ömer | şairler YazarlarAşık ömer | şairler Yazarlar