Osmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı Tarihi

Osmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı TarihiOsmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı TarihiOsmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı Tarihi
Osmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı Tarihi Osmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı Tarihi
Osmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı TarihiOsmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı TarihiOsmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı Tarihi
Osmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı TarihiOsmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı TarihiOsmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı Tarihi
Osmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı Tarihi



Osmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı Tarihi
Osmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı TarihiOsmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı TarihiOsmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı Tarihi
Osmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı TarihiOsmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı TarihiOsmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı Tarihi
Osmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı Tarihi Osmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı Tarihi
Osmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı TarihiOsmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı TarihiOsmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı Tarihi
 
Osmanlı Beyliğinin Kuruluşu
Kategori : Osmanlı Tarihi

Osmanlı Beyliği'nin Kuruluşu

Osman Bey,
Oğuz aşiretlerinin ittifakıyla başa geçtikten sonra, siyasî ve dinî bakımdan Anadolu'nun en itibarlı ve nüfuzlu tarikatlerinden Ahilerin mühim bir şahsiyeti olan Şeyh Edebali'nin kızı ile evlenerek, gücünü artırmış idi. Bundan sonra Osman Gazi, Bizans'a karşı genişleme politikasını uygulayarak, İnegöl, Karacahisar ve Yarhisar'ı ele geçirdi ve bölgenin mühim merkezlerinden olan Bilecik'i alarak, burayı beyliğin merkezi yaptı (1299). Bu tarih devletin kuruluş tarihi olarak kabul edilir. Selçuklu Sultanı III. Alaaddin Keykubad'ın İlhanlı Hükümdarı Gazan Han'ın kuvvetleri tarafından tutulup, İran'a götürülmesi üzerine Selçuklu ümerasından bazıları ve bölgedeki Türkmen beyleri Osman Bey'e teveccüh göstermiş; Oğuz an'anesine göre onun hâkimiyetini tanımayı kabul etmişlerdir. Nitekim Oğuz beyleri Oğuz Han töresine göre tertip edilen bir törende Osman Bey'in önünde diz çökerek, onun verdiği kımızı içmek suretiyle tâbiyetlerini sunmuşlardır. Ancak henüz küçük bir beylik durumundaki Osmanoğullarının, şeklen de olsa bu dönemde, İlhanlı hâkimiyetini tanıdıkları bilinmektedir. Osman Gazi, beyliğini ilân ettikten sonra idaresi altındaki bölgeleri beş kısma ayırarak buraları güvendiği ve savaşlarda yararlık gösteren kimselere tevcih etti. Oğlu Orhan'a Sultanönü, büyük kardeşi Gündüz Bey'e Eskişehir'i, Aykut Alp'e İn-önü'yü, Hasan Alp'e Yarhisar'ı ve Turgut Alp'e de İnegöl'ü verdi. Diğer oğlu Alaaddin'e ise şeyh Edebali'nin emin ve nazırlığında, ailenin geçimi için, Bilecik ve havalisinin gelirleri tahsis edildi.1302'de Bursa tekfurunun liderliğinde birleşen Rum tekfurlarının Koyunhisar (Bafeon) savaşında ağır bir mağlûbiyet tatmaları, Osman Bey'in Bursa ve Kocaeli taraflarına akınlar yapmasını oldukça kolaylaştırmıştı. Bir taraftan Bursa öte taraftan İznik Türk kuşatması altında tutuluyordu. Ancak yaşlılık sebebiyle Osman Bey, fetihler için oğlu Orhan'ı görevlendirmişti. Nitekim 1324 yılında Osman Bey vefat etti ve oğlu Orhan Bey Osmanlı tahtına çıktı.
 
Orhan Bey,
1326 yılında Bursa'yı, uzun süren kuşatmanın ardından, ele geçirince babasının vasiyetini yerine getirerek, Osman Gazi'nin naaşını Bursa'ya nakletti ve burayı devletin yeni merkezi yaptı. Orhan Bey'in komutanlarından Akçakoca ve Karamürsel ise İstanbul kıyılarına kadar akınlarda bulunuyorlardı. Bu fetih ve akınlardan telâşlanan Bizans İmparatoru Andranikos büyük bir ordunun başında Osmanlılara karşı harekete geçtiyse de Maltepe (Palekanon) Savaşı'nda ağır bir yenilgi aldı (1329). Bu zafer, İznik ve İzmit'in ele geçirilmesini kolaylaştırmıştır. Rumeliye Geçiş; Karasi Beyliğinde başlayan taht mücadelelerinden istifade eden Orhan Bey, Balıkesir ve civarını topraklarına katarak, ileride gerçekleşecek olan Rumeli fetihleri için mühim bir mevkiye sahip olmuştur. Nitekim Karasi Beyliğinin deniz gücü ve Hacı İl Bey, Evrenos Bey gibi değerli komutanlar artık Osmanlıların emrine girmişlerdir. Bizans içindeki taht kavgaları ve Bulgar-Sırp saldırıları karşısında, gittikçe güçlenen Osmaoğullarından yardım isteyen Kantakuzen'in talebi üzerine Orhan Bey'in oğlu Süleyman, bir orduyla Rumeli'ye geçti (1345). Edirne'yi kuşatan Bulgar-Sırp kuvvetlerini bozan Süleyman Paşa bu zaferin karşılığında Gelibolu'daki Çimpe Kalesi'ni Bizans'tan aldı. Böylece Osmanlılar ilk kez Rumeli yakasında bir üs elde etmiş oluyordu (1356). Süleyman paşa Gelibolu'nun ardından Tekirdağ'a kadar olan bölgeleri de ele geçirerek buralara Anadolu'dan getirilen Türkmenleri yerleştirdi. Böylece Rumeli'de de Türkleşme hareketi başlamıştır. Süleyman Paşa'nın ölümünden sonra Rumeli'deki fetihler için kardeşi Murat Bey görevlendirildi (1359). Ancak 1362'de babası Orhan Bey'in de ölümü üzerine Murat Bey, Bursa'ya döndü ve Osmanlıların 3. hükümdarı olarak tahta çıktı (1362).




Osmanlı Beyliğinin Kuruluşu yazısı toplam 17578 defa okundu
Osmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı Tarihi Sayfayı Yazdır    Osmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı Tarihi Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Osmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı Tarihi
Osmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı TarihiOsmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı TarihiOsmanlı Beyliğinin Kuruluşu | Osmanlı Tarihi