Biruni | Bilim Adamları

Biruni | Bilim AdamlarıBiruni | Bilim AdamlarıBiruni | Bilim Adamları
Biruni | Bilim Adamları Biruni | Bilim Adamları
Biruni | Bilim AdamlarıBiruni | Bilim AdamlarıBiruni | Bilim Adamları
Biruni | Bilim AdamlarıBiruni | Bilim AdamlarıBiruni | Bilim Adamları
Biruni | Bilim Adamları



Biruni | Bilim Adamları
Biruni | Bilim AdamlarıBiruni | Bilim AdamlarıBiruni | Bilim Adamları
Biruni | Bilim AdamlarıBiruni | Bilim AdamlarıBiruni | Bilim Adamları
Biruni | Bilim Adamları Biruni | Bilim Adamları
Biruni | Bilim AdamlarıBiruni | Bilim AdamlarıBiruni | Bilim Adamları
 
Biruni
Kategori : Bilim Adamları

BÎRÛNÎ

Türk-İslam dünyasının yetiştirdiği büyük bilim ve din adamlarından olan Bîrûnî, bugün İran sınırları içinde bulunan Kas şehrinde 973 yılında doğdu. Harezm Türklerinden olan ve küçük yaşta babasını kaybeden Bîrûnî, kabiliyetleri ve zekası ile hemen dikkatleri çekti. Harezmşah hanedanından meşhur matematikçi Ebu Nasr Mansur, Bîrûnî yi himayesine alarak yetiştirdi. Astronomi çalışmalarına 995 te başlayan Bîrûnî, Harezm civarındaki Buşkatir de, güneşin ve gezegenlerin deklinasyonlarını (meyillerini) tespit etti. Dönemin önde gelen astronomlarıyla birlikte çeşitli rasat çalışmaları yapan Bîrûnî, 44 yaşındayken Gazneli Sultan Mahmut un himayesine girdi ve çalışmalarını burada sürdürdü. 1011 de Kabil de çalışmalar yaptı.
Gazneli Sultan Mahmut un Hindistan seferine, başdanışman ve hazine genel müdürü olarak katıldı.
Hindistan ın fethinden sonra burada çeşitli ölçümler yapan Bîrûnî, yerkürenin yarıçapını 6.324.66 kilometre olarak, gerçeğe çok yakın şekilde hesapladı ve dünyanın yuvarlak olduğunu, tereddüte meydan bırakmayacak şekilde açıkladı. Arapça ve Farsça nın yanı sıra Sanskritçe, İbranice, Rumca, Süryanice ve Yunanca yı da öğrenen Bîrûnî, astronominin yanı sıra tıp, fizik, matematik, tarih, kronoloji, ve din ilimlerinde de büyük ilerleme gösterdi. Bu bilim dallarında, toplam 196 eser yazdı.
Sahip olduğu bilimsel araştırma metodu sebebiyle, bilim tarihçileri Bîrûnî yi, bütün zamanların en büyük mütefekkirleri arasında sayar. Yerçekimi kanunu konusunda, İngiliz Newton dan önce incelemeler yapan Bîrûnî, dünyanın merkezinin cisimleri çektiğini ve bu yüzden, dünya dönmesine rağmen üzerindekilerin boşluğa fırlamadığını izah etti. Bîrûnî, 1049 yılında Gazne de vefat etti.

Adı Ay haritasında yer alan bu ünlü Türk astronomu Kopernik'ten 500 yıl önce Dünya'nm Güneş etrafında döndüğünü ispatlamış ve Dünya çekirdeğinin çapını ölçmüştü.

973 yılında Türkistan'ın Hive şehrinde doğan Birûnî, genç yaşta Harezmşahların sarayı ile ilişki kurdu. Parlak bir zekâya sahip olan, macerayı da seven bu genci, Emir Ebu Nasır Mansur himayesine aldı. Onun, İbni Sina, Samet elHakim gibi çağın en büyük bilginlerinden ders almasını ve onlarla dostluk kurmasını sağladı.

Gazneli Mahmud'un Hindistan'ı zaptından sonra Hindistan'a giden Birûni burada Sanskritçe öğrendi. Hint ilmini ve geleneklerini inceledi. Matematik, astronomi, fizik, tabiî ilimler üzerinde çalışmalar yaptı. Geometri, trigonometri, astronomi ve coğrafyada büyük başarı gösterdi. Tıpla da uğraştı. Birûnî, kendisine özgü bir metodla ve kendi yaptığı âletlerle madenlerin özgül ağırlıklarını ölçtü. Fakat asıl başarısı astronomi daHndadır. Yıldızların uzaklığını, yüksekliğini ve açılarını tespite yarayan usturlabları, sekstantları geliştirdi ve daha başka yeni âletler yaptı. Gökyüzü incelemesi için kullandığı usturlabın çapı 7,5 metre idi.

Dünyanın çapını ölçüyor
Birûnî, bu gün Pakistan sınırı içinde kalan Nandana kalesinde yaptığı bir ölçme sonunda Dünya çekirdeğinin çapını 6338,8 km olarak buldu. Bu gün en hassas âletlerle yapılan ölçmelere göre bu çapın 6353,4 km olduğunu biliyoruz. 1000 yıl kadar önce, Kendi yaptığı âletlerle Dünya çekirdeğinin çapını sadece 15 km.lik bir yanılma ile bulması, onun dehâsını ve bilgisinin derecesini çok iyi göstermektedir. Dünya çekirdeğinin çapını ölçen Birûnî, 995 yılında ekliptik eğilimini de ölçmüş ve bunu 23 d. 27 sn. olarak bulmuştu. 1950'den beri modern âletlerle yapılan ölçümlere göre eğilimin 23 d. 26 sn. 7 si. olduğunu biliyoruz. Günümüzden on asır önce, o zamanın aletleriyle Dünya'nın eğilimini 1 saniye kadar bir farkla bulması ancak hayranlık uyandıran bir başarıdır.

Birûni'nin "Elkanun elMesudî fi'l Hey'e ve'l Nûcum" adlı astronomi kitabı, dünyanın ilk astronomi ansiklopedisi sayılır. Birûnî'nin evrenle ilgili eski görüşleri sarsması, "Dünya'nın kendi ekseni etrafında ve Güneş'in etrafında döndüğünü, Kopernik'ten 500 yıl önce ilmî olarak açıklamasıyla" olmuştur. Bu konuda ünlü araştırmacı Dr. Sigrid Hunke şöyle diyor: "...Daha 1000 senesinde Birûnî Kopernikvari dönüşü izah etmişti. Batı bunun farkına varmadığı için, bu izah, astronomiye ait tefekkür sahasında kaldı... Birûnî'ye göre gündüz ve gece değişikliğini yapan, Güneş değildi. Aksine, kendi ekseni etrafında dönen, gezegenlerle birlikte Güneş'in etrafını da dofaşan Dünya idi. Dünya, gezegenlerle birlikte yer değiştirmekte, Güneş'in etrafında bir devri tamamlamaktaydı. Kopernik'in eserinin ortaya çıkışından çok önce ortaya atılan bu ateşli iddia, Hıristiyan düşüncesine ve İncil'in sözlerine aykırı düştüğünden, Hıristiyan Batı, asasını bu iddia üzerinde kurdu. Yüzlerce yıl sonra ne Kopernik ne de astronom arkadaşları, Hıristiyan dinine aykırı düşen, daha doğrusu o zamanın yanlış yorumuna aykırı düşen bu iddiayı, karşılaştıkları gizliaçık baskılar bir yana, teleskop olmaksızın mevcut gözle aletleriyle ispat edebilecek durumda değillerdi. Onun için, toplumun tasvibini sağlayıncaya kadar, aradan bir asırdan fazla bir zaman geçmesi gerekiyordu. Oysa Birûnî'nin fevkalâde açıklaması, o zaman ne kadar az yardımcı vasıtalara dayandırılmıştı..."

Yine aynı yazarın belirttiği gibi, Hermannus Cuntractus, islâm bilginlerinin astronomi âletlerini Batı'ya tanıtmıştı ve Tycho Brahe'nin kurduğu Batı'nın ilk rasathanesinde Türkislâm bilginlerinin âletleri yer almıştı.
20. yüzyılın ikinci yarısında, ilim dünyası bu ünlü Türk astronomuna hakettiği kadirşinaslığı göstermiş, Ay'daki bir kratere onun adını vermiştir. (Ay haritasında adları bulunan diğer iki Türk astronomu Uluğ Beğ ile Nasireddin Tusî'dir).

Eserleri
Birûnî 113'ten fazla eser yazdı. Bunların başlıcaları şunlardır:
- ElAsarü'i Bakıye ani'lKurûni'l Hâliye (Hareketsiz 'boş geçen' Yüzyıllardan Kalan Eserler).
- Tahkik mâ li'l Hind (Hint Tarihi)
- ElHind (Hindistan)
- Kitabu İstihracü'l Evtâr fi'd Daire bi Kavsi'l Hatil Münhanniy'l Vâki Fina (Dairedeki Kirişlerin Dairenin Çember Parçasının Kavsi Hesabiyle Çıkarma Kitabı).
- El Kanunül Mesudî fi'l Hey'eti ve'n Nücûm (Mesudî'nin Heyet ve Nücûm Hakkındaki "Yıldızlar Hakkındaki" Kanunu)
- Kitabüt Tefhim fi Evâili Şınaat it Tencim (Yıldızlar ilmine Giriş).
- Kitabül Cemâhir fi Ma'rifeti Cevahir (Cevherlerin Tanınması)
- Kitabüs Saydele (Eczacılık Kitabı).

---

Birûni, "Üç ay gece, üç ay gündüz oluyor" diyen tüccarı, hükümdarın gazabından nasıl kurtardı?
Uzak Kuzey ülkelerini dolaşmış bir tüccar Gazneli Mahmud tarafından kabul edilmişti. Gezip gördüğü yerleri anlatan tüccar bir ara: "O uzak diyarda üç ay gece, üç ay gündüz olur" deyince, hükümdar kızdı. Çünkü tüccarın kendisini saf görüp inanılmaz yalanlar söylediğini sanmıştı. Tüccar yemin edince şöyle dedi:
" Bana söylediğini müneccimbaşı da dinlesin. O inanırsa ben de inanırım, ama o inanmazsa sana en ağır cezayı vereceğim!"
Müneccimbaşı Birûnî idi. Çok yer gezmişti ama uzak Kuzey ülkelerine gitmemiş, oradaki iklimi, gece ve gündüz durumunu o güne kadar kimseden dinlememişti. Tüccarın anlattığını dinleyince gözleri güldü: Allah'a şükretti. Çünkü, uzun zamandan beri yaptığı hesaplara göre, kutuplarda aylarca gece, aylarca gündüz olmalıydı Tüccarı, onun hesaplarının doğruluğunu'bildiren bir görgü tanığı gibi kabul etti.
Birûnî'nin tüccarı dinlerken sevindiğini görüp şaşıran hükümdar:
" Ne diyorsun müneccimbaşı?" diye sordu.
Ünlü bilgin önce bir elma istedi. Bu elmayı hükümdara gösterip anlatmaya başladı:
" Efendim, Dünyamız şu mevye gibi yuvarlak ve iki ucu hafifçe basıktır. Hesaplarıma göre kendi ekseni etrafında 23 d. 37 sn.lik bir meyille döner. Bu durumda kutupların, belli dönemlerde uzun zaman Güneş'i görmemesi gerekir. O halde bu tüccarın anlattıkları doğrudur."
Hükümdar tatmin olmuş, tüccar da cezadan kurtulmuştu.

Bugün bile okullarda öğretmenler Dünya'hin biçimini, eğikliğini anlatmak için bir elma veya portakaldan yararlanırlar. Dün yamizı bir elmaya benzetirler. Fakat Biru nVden önce bu benzetmeyi hiç kimse yapmamıştı.





Biruni yazısı toplam 13554 defa okundu
Biruni | Bilim Adamları Sayfayı Yazdır    Biruni | Bilim Adamları Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Biruni | Bilim Adamları
Biruni | Bilim AdamlarıBiruni | Bilim AdamlarıBiruni | Bilim Adamları