Kadın Hakları Dünya Kadınlar Günü
Kategori : Atatürk
KADIN
HAKLARI
(08 mart ) Dünya Kadınlar Günü Kutlu
Olsun! Atatürk, 31 Ocak 1923 tarihinde İzmir Eski Gümrük binasında halk ile
yaptığı konusmada şunları belirtmektedir : "Kasaba ve şehirlerde yabancıların
dikkati ençok örtünme şekli üzerinde toplanıyor. Buna bakanlar kadınlarımızın
hiçbirşey görmediklerini sanıyor. Bununla beraber din gereği olan örtünme,
kısaca belirtmek gerekirse, denebilir ki; kadınların sıkıntı çekmesine yol
açmayacak ve adaba aykırı olmayacak şekilde basit olmalıdır. Örtünme şekli
kadını hayatından, varlığından tecrit edecek bir şekilde
olmamalıdır. "Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, II. Cilt,s. 87
21 Mart
1923 tarihinde Konya Hilaliahmer Kadınlar Şubesi'nin tertip ettiği çay
ziyafetinde şöyle söylüyor: "Muhterem Hanımlar, düşmanlarımızı aldatan bu dış
görüntü bilhassa kadınlarımızın şeklinden, giyim tarzından ve örtünme şeklinden
kaynaklanıyor. Onların aldanmalarına yol açan diğer bir nokta da yabancılarla
temas edebilecek mevkide bulunan kadınlarımızın tavır ve hareketlerinin millî
tavır ve hareketlerimizin timsali olmayıp, belki Avrupa tavır ve hareketlerinin
taklitçisi olarak görülmesidir. Filhakika, memleketimizin bazı yerlerinde, en
ziyade büyük şehirlerinde giyim tarzımız, kıyafetimiz bizim olmaktan çıkmıştır.
Şehirlerdeki kadınlarımızın giyim tarzı ve örtünmesinde iki şekil tecelli
ediyor; ya ifrat, ya tefrit görülüyor. Yani ya ne olduğu bilinemiyen, çok
kapalı, çok karanlık bir dış görünüm gösteren bir kıyafet, - veyahut Avrupanm en
serbest balolarında bile dış kıyafet olarak arzedilemiyecek kadar açık bir
giyim. Bunun her ikisi de şeriatın tavsiyesi, dinin emri haricindedir. Bizim
dinimiz kadını o tefritten de, bu ifrattan da tenzih eder. 0 şekiller dinimizin
muktezası değil, muhalifidir. Dinimizin tavsiye ettiği tesettür hem hayata, hem
fazilete uygundur. Kadınlarımız şeriatın tavsiyesi, dinin emri mucibince
örtünselerdi, ne o kadar kapanacaklar, ne o kadar açılacaklardı. Dînî örtünme,
kadınlar için zorluk çıkarmayacak, kadınların toplum hayatında, ekonomik
hayatta, çalışma hayatında ve ilim hayatında erkeklerle ortak çalışmalar
yapmasına mani bulunmayacak bir normal şekildedir. Bu normal şekil, toplumumuzun
ahlak ve terbiyesine aykırı değildir."
"Giyim tarzımızı ifrata
vardıranlar, kıyafetlerinde aynen Avrupa kadınını taklit edenler düşünmelidir
ki, her milletin kendine mahsus ananesi, kendine mahsus adetleri, kendine göre
millî hususiyetleri vardır. Hiçbir millet aynen diğer bir milletin mukallidi
olmamalıdır. Çünkü böyle bir millet ne taklit ettiği milletin aynı olabilir, ne
kendi milliyeti dahilinde kalabilir. Bunun neticesi şüphesiz ki
hüsrandır." "Bizim örtünme meselesinde nazarı itibare alacağımız şey, bir
yandan milletin ruhunu, diğer yandan hayatın icabatını düşünmektir. Örtünmedeki
ifrat ve tefritten kurtulmakla bu iki ihtiyacı da temin etmiş olacağız. Giyim
tarzımızda milletin ruhi ihtiyacını tatmin için, İslam ve Türk hayatını
başlangıçtan bugüne kadar layıkiyle tetkik ve etrafiyle açıklamamız lazımdır.
Bunu yaparsak görürüz ki, şimdiki giyim tarzımız ve kıyafetimiz onlardan
başkadır, lakin onlardan daha iyidir diyemeyiz. Bizim kadın hayatımızda, kadının
giyim tarzında yenilik yapmak söz konusu değildir. Milletimize bu hususta yeni
şeyleri bellettirmek mecburiyeti karşısında değiliz. Belki ancak dinimizde,
milliyetimizde, tarihimizde zaten mevcut olan beğenilir adetlere uygunluğu
sağlamak mevzübahs olabilir. Biz başlıbaşına ferden her türlü şekilleri tatbik
edebilir, kendi zevkimize, kendi arzumuza, kendi terbiye ve seviyemize göre
istediğimiz kıyafeti seçebiliriz. Ancak bütün milletin şayanı kabul göreceği
şekilleri, bütün milletin hayatında uygulanması mümkün olan kıyafetleri herhalde
genel temayülde aramak ve o şekillerin gerçekleşmesini de genel temayüle
uygunlukta görmek lazımdır. Bazı milletlerin zevk alemlerini memleketimizde
tatbike kalkmak şüphesiz ki hatadır. Bu yol toplum hayatımızı feyz ve fazilete
ulaştırmaz."
"Daha selametle, daha dürüst olarak yürüyeceğimiz yol
vardır. Büyük Türk kadınını mesaimizde müşterek kılmak, hayatımızı onunla
birlikte yürütmek, Türk kadınını ilmi, ahlakî, içtimai, iktisadi hayatta erkeğin
ortağı, arkadaşı, yardımcısı ve destekçisi yapmak yoludur. Eğer kadınlarımız
dinin tavsiye ve emrettiği bir kıyafetle, faziletin icabettirdiği hareket
tarzıyla içimizde bulunur; milletin ilim, sanat, içtimaiyat hareketlerine
iştirak ederse bu hali, emin olunuz; milletin en mutaassıbı daha takdir etmekten
geri duramaz. Bilakis o halin aleyhinde söylenecek sözlere karşı, belki onun
müteşebbislerinden daha fazla savunucusu
olur.
"Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, 11. Cilt, s. 149-151
"Gezilerim
sırasında köylerde değil özellikle kasaba ve şehirlerde kadın arkadaşlarımızın
yüzlerini ve gözlerini çok sıkı ve özenle kapatmakta olduklarını gördüm.
Özellikle bu sıcak mevsimde bu durumun kendileri için mutlaka işkence ve ıstırap
nedeni olduğunu tahmin ediyorum. Erkek arkadaşlar bu biraz bizim bencilliğimizin
eseridir. Çok namuslu ve dikkatli olduğumuzun gereğidir. Fakat saygıdeğer
arkadaşlar, kadınlarımız da, bizim gibi anlayışlı ve düşünceli insanlardır.
Onlara ahlakla ilgili kutsal kavramları aşılamak, millî ahlakımızı anlatmak ve
onların beynini ışıkla, temizlikle donatmak esası üzerinde bulunduktan sonra
fazla bencilliğe gerek kalmaz. Onlar yüzlerini dünyaya göstersinler. Ve
gözleriyle dünyayı dikkatle görebilsinler. Bunda korkulacak bir şey
yoktur. "Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, II. Cilt, s. 211.
"Bazı
yerlerde kadınlar görüyorum ki başına bir bez veya bir peştemal veya buna benzer
bir şeyler atarak yüzünü gözünü gizler ve yanından geçen erkeklere karşı ya
arkasını çevirir veya yere oturarak yumulur. Bu tavrın anlamı ve işareti nedir?
Baylar uygar bir millet anası, millet kızı bu garip şekle, bu vahşi duruma girer
mi? Bu durum, milleti çok gülünç gösteren bir görüntüdür. Derhal düzeltilmesi
gerekir. "Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, II. Cilt, s. 217
"Bizim
kadınlarımız, bazı yerlerde Avrupa kadınlarını bile gıptaya sevkedecek kadar
ilerlemişlerdir ve eğer kadınlarımız yalnız bu yönü düşünür ve yalnız şıklıkta,
zerafette Avrupa kadınlarını bile geçmeyi amaç kabul ederse kadınlık hayatında,
dolayısıyla bütün milletin hayatında varmak istediğimiz mutlu inkilaba ulaşmakta
kolaylık sağlayamayız."
"Kadınlık meselesinde dış görünüş ve kıyafet
ikinci derecededir. Asıl mücadele alanı, kadınlarımız için görünüş ve kıyafette
başarıdan daha çok, asıl başarılı olunması gereken alan ışıkla, kültürle, gerçek
faziletle süslenmek ve donanmaktır. Ben saygıdeğer hanımlarımızın Avrupa
kadınlarından daha aşağıda kalmayacak, tersine pek çok yönlerde onların üstüne
çıkacak ışık ve kültürle donanacaklarına kesinlikle kuşku duymayan ve buna
kesinlikle emin olanlardanım. "Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, II.
Cilt, s. 151 - 153.
Kadın Hakları Dünya Kadınlar Günü yazısı toplam 2144 defa okundu
Bağlantılı Yazılar
|