Milli Mücadelenin Başlaması | Atatürk

Milli Mücadelenin Başlaması | AtatürkMilli Mücadelenin Başlaması | AtatürkMilli Mücadelenin Başlaması | Atatürk
Milli Mücadelenin Başlaması | Atatürk Milli Mücadelenin Başlaması | Atatürk
Milli Mücadelenin Başlaması | AtatürkMilli Mücadelenin Başlaması | AtatürkMilli Mücadelenin Başlaması | Atatürk
Milli Mücadelenin Başlaması | AtatürkMilli Mücadelenin Başlaması | AtatürkMilli Mücadelenin Başlaması | Atatürk
Milli Mücadelenin Başlaması | Atatürk



Milli Mücadelenin Başlaması | Atatürk
Milli Mücadelenin Başlaması | AtatürkMilli Mücadelenin Başlaması | AtatürkMilli Mücadelenin Başlaması | Atatürk
Milli Mücadelenin Başlaması | AtatürkMilli Mücadelenin Başlaması | AtatürkMilli Mücadelenin Başlaması | Atatürk
Milli Mücadelenin Başlaması | Atatürk Milli Mücadelenin Başlaması | Atatürk
Milli Mücadelenin Başlaması | AtatürkMilli Mücadelenin Başlaması | AtatürkMilli Mücadelenin Başlaması | Atatürk
 
Milli Mücadelenin Başlaması
Kategori : Atatürk

Mustafa Kemal Paşa'nın İstanbul'daki Hazırlıkları ve Millî Mücadelenin Başlaması

Mustafa Kemal Paşa İtilaf donanmalarının mütareke hükümlerine göre İstanbul'u fiilen işgal ettiği 13 Kasım 1918 tarihinde bu şehre gelmişti. Gördüğü manzara karşısında çok sinirlenen Mustafa Kemal Paşa'nın yaverine söylediği "Geldikleri gibi giderler" sözü meşhurdur. Mustafa Kemal Paşa, Anadolu'ya geçmeden önce İstanbul'da kaldığı altı aylık süre Millî Mücadele hareketinin başlangıcını oluşturan hazırlık dönemidir. Bu dönem yakın tarihimizde yeni Türk devletinin yapılanmasında siyasî ve fikrî temellerin oluştuğu fevkalâde öneme haiz tarihî hadiseler silsilesi ile doludur.
Mustafa Kemal'in İstanbul'da bulunduğu süre içerisinde düşüncesi, henüz Mebuslar Meclisi'nde güven almamış bulunan Tevfik Paşa kabinesine, mecliste güvenoyu verilmesini önleyerek, iş başına millî ülküye bağlı, azim ve kuvvet sahibi bir kabine geçmesini sağlamaktı. Bu fikrini tanıdığı ve güvendiği arkadaşlarına, bir kısım milletvekillerine de kabul ettirmişti. Fert fert yaptığı bu temas ve anlaşmaları yeterli görmeyerek, Tevfik Paşa kabinesine giderek milletvekillerini toplu bir hâlde görmek ve fikrini orada da anlatmak istedi. Mustafa Kemal mecliste bir salonda toplanan milletvekillerine düşüncelerini açık olarak anlattı ve o gün için alınacak tek tedbirin kabineye güvenoyu vermemek olduğunu söyledi.
Böyle bir karar karşısında meclisin dağılması ihtimalinden bahsedenlere bunun muhakkak olduğu ve esasen kabine güvenoyu alırsa ilk işinin yine meclisi dağıtmak olacağı cevabını verdi. Uzun tartışmalardan sonra bu hususî toplantıda bulunan milletvekilleri Tevfik Paşa kabinesini düşürmeye karar verdiler. Biraz sonra meclisin resmî toplantısı açıldı ve Sadrazam Tevfik Paşa, kabinesiyle gelerek beyannamesini okudu. İstediği güvenoyunu meclisten tartışma bile olmadan aldı.
Dinleyici localarından birinde meclisin çalışmalarını takip etmiş olan ve o günkü neticeden hiç memnun kalmayan Mustafa Kemal'in evine döner dönmez ilk işi, Padişah'ın başyaveri vasıtasıyla Vahdettin'den bir görüşme istemek oldu. Padişah 22 Kasım 1918 Cuma günü selâmlıktan sonra kendisini kabul edeceğini bildirmişti.
Padişah, cuma günü herkese tercihen, Mustafa Kemal'i kabul etmiş ve onun düşündüklerini anlatmasına yer bırakmayarak, ordunun, komutan ve subaylarının Mustafa Kemal'i çok sevdikleri için onlardan kendisine bir fenalık gelmeyeceğini temin etmesini istemişti. Buna karşılık Mustafa Kemal tarafından kendisine sorulan "...ordu tarafından aleyhinize hazırlanan bir harekete dair malûmat ve mahsusatınız mı var?" sorusuna, padişah kesin bir cevap vermemekle beraber o gün için değilse bile ilerisi için böyle bir ihtimali mümkün gördüğünü istemeyerek ifade etmişti.
Görüldüğü gibi Mustafa Kemal Paşa, Mütareke Dönemi'nde İstanbul'da, iktidara gelmenin bütün yollarını denedikten sonra, Anadolu'ya geçmek ve "millî mukavemet"te bulunmak gibi "ağır ve kat'i" bir kararı her yönüyle incelemiş ve "bundan başka bir şey yapmak ihtimali kalmadığına" inanmış idi. Sonunda devletin ve milletin İstanbul'dan kurtarılamayacağını anlayan M. Kemal Paşa Anadolu'ya geçerek millî mukavemette bulunma kararını vermiştir. Bu karardan sonra Anadolu'ya geçerek millî mukavemet kararına varmakla iş bitmemiştir. Bundan sonra O, mümkünse resmî bir görevle, bu mümkün olmazsa özel olarak Anadolu'ya geçme ve orada bir Millî Mücadele hareketini başlatmanın çarelerini aramaya başlamıştır. Bu hususta ona başta Ali Fuat Cebesoy olmak üzere arkadaşlarının büyük yardımı olmuştur. Önce Mustafa Kemal Paşa'ya Anadolu'da görev verilmesi için kendisinin hükûmette etkili bir kişiye tavsiye edilmesi gerekmiştir. Bu işi yapan kişi, Ali Fuat Paşa'dır. Ali Fuat Paşa, daha sonra dahiliye nazırı olan Mehmet Ali Bey'e Mustafa Kemal Paşa'yı tavsiye etmiş ve onu bu hususta ikna etmiştir. Mehmet Ali Bey Samsun ve çevresinde bir asayişsizlik durumu ortaya çıkıp, İngiliz işgal komutanlığının Osmanlı Hükûmeti'ne protestolu bir rapor verdiği sırada dahiliye nazırı idi. Damat Ferit Paşa, Mehmet Ali Bey'e dahiliye nazırı olarak meselenin halli hususunda fikrini sormuştur. O da, bölgeye dirayetli ve tam salahiyetli bir komutanın gönderilmesi gerektiği ve bu komutanın da Mustafa Kemal Paşa olabileceği şeklinde fikrini beyan etmiştir.
Mehmet Ali Bey, meselenin halli için sadece Mustafa Kemal Paşa'yı tavsiye etmekle kalmamış aynı zamanda sadrazamı bu hususta ikna etmeyi de başarmıştır. Bu görüşmeden sonra Erkân-ı Harbiye-yi Umumiye Reisi Cevat Çobanlı ve Mustafa Kemal Paşalar ile yemek yiyen Damat Ferit Paşa, bir gün sonra Harbiye Nazırı Şakir Paşa'ya Samsun ve çevresindeki olayın araştırılmasına Mustafa Kemal Paşa'nın memur edilmesi emrini vermiştir. Bundan sonra, "9. Ordu Müfettişliği" olarak gerçekleşecek tarihî tayinin işlemlerine geçecektir.
Türk İstiklâl Savaşı'na başlangıç teşkil eden bu tayin tesadüfler sonucu olarak değil, Mustafa Kemal Paşa'nın Mütareke Dönemi'nde gösterdiği şuurlu faaliyetleri sonucu gerçekleşmiştir. Mütareke Dönemi'nde Mustafa Kemal Paşa memleket meselelerinin dışında veya gerisinde kalmamıştır. O, herkesin her şeyden ümidini kestiği bir dönemde kendisine, devletine ve Türk Milleti'ne olan güvenini yitirmemiştir. Kurtuluşu başka bir devletin himaye ve desteğinde değil, kendi gücümüzde görmüştür. O'nun Mütareke Dönemi'nde İstanbul'da gösterdiği faaliyetlerin temelinde bu inanç ve karar vardır.
Mustafa Kemal Paşa'nın fikrî faaliyetlerinin başlıca hedefi Anadolu'ya geçerek millî mukavemet hareketini başlatmak olmuştur. O, bu gaye ile bir taraftan yakın arkadaşlarını bu fikir etrafında hazırlarken, diğer taraftan bunun tahakkuku için yollar aramıştır. Gerçekten de Mustafa Kemal Paşa, bu ideal için sadece önüne çıkan fırsatları değerlendirmekle kalmamış, amacı doğrultusunda yeni fırsatlar meydana getirerek bunlardan azamî ölçüde yararlanmıştır.
Diğer bir ifade ile O, tarihin önüne çıkardığı fırsatlardan azamî ölçüde yararlanmasını bilmiştir. Bu büyük liderlere mahsus bir özelliktir.

(Mustafa Kemal Atatürk,
Nutuk, Cilt:I-III, Ankara,1984.;
Ali Fuat Cebesoy,
Millî Mücadele Hatıraları, İstanbul, 1953.;
Kâzım Karabekir,
İstiklâl Harbinin Esasları, İstanbul,1972.)




Milli Mücadelenin Başlaması yazısı toplam 12452 defa okundu
Milli Mücadelenin Başlaması | Atatürk Sayfayı Yazdır    Milli Mücadelenin Başlaması | Atatürk Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Milli Mücadelenin Başlaması | Atatürk
Milli Mücadelenin Başlaması | AtatürkMilli Mücadelenin Başlaması | AtatürkMilli Mücadelenin Başlaması | Atatürk