Evrim Teorisi Hakkında | Din Ve Ahlak

Evrim Teorisi Hakkında | Din Ve AhlakEvrim Teorisi Hakkında | Din Ve AhlakEvrim Teorisi Hakkında | Din Ve Ahlak
Evrim Teorisi Hakkında | Din Ve Ahlak Evrim Teorisi Hakkında | Din Ve Ahlak
Evrim Teorisi Hakkında | Din Ve AhlakEvrim Teorisi Hakkında | Din Ve AhlakEvrim Teorisi Hakkında | Din Ve Ahlak
Evrim Teorisi Hakkında | Din Ve AhlakEvrim Teorisi Hakkında | Din Ve AhlakEvrim Teorisi Hakkında | Din Ve Ahlak
Evrim Teorisi Hakkında | Din Ve Ahlak



Evrim Teorisi Hakkında | Din Ve Ahlak
Evrim Teorisi Hakkında | Din Ve AhlakEvrim Teorisi Hakkında | Din Ve AhlakEvrim Teorisi Hakkında | Din Ve Ahlak
Evrim Teorisi Hakkında | Din Ve AhlakEvrim Teorisi Hakkında | Din Ve AhlakEvrim Teorisi Hakkında | Din Ve Ahlak
Evrim Teorisi Hakkında | Din Ve Ahlak Evrim Teorisi Hakkında | Din Ve Ahlak
Evrim Teorisi Hakkında | Din Ve AhlakEvrim Teorisi Hakkında | Din Ve AhlakEvrim Teorisi Hakkında | Din Ve Ahlak
 
Evrim Teorisi Hakkında
Kategori : Din Ve Ahlak

Evrim teorisi

Evrim teorisi canlılığın tesadüfen oluştuğunu iddia eder. Dolayısıyla bu iddiaya göre cansız ve şuursuz atomlar biraraya gelerek önce hücreyi oluşturmuşlardır ve sonrasında bu atomlar bir şekilde diğer canlıları ve insanı oluşturmuşlardır. Evrimcilerin bu iddiası ile ilgili bir deney tasarlayalım ve evrimcilerin yüksek sesle dile getiremedikleri bir iddiayı onlar adına Darwin Formülü adıyla inceleyelim:
Evrimciler, büyük varillerin içine canlılığın yapısında bulunan elementlerden bol miktarda koysunlar. Hatta normal şartlarda bulunmayan, ancak bu karışımın içinde bulunmasını gerekli gödükleri malzemeyi de bu varillere eklesinler. Karışımların içine istedikleri kadar (doğal şartlarda oluşumu mümkün olmayan) amino asit, istedikleri kadar (bir tekinin bile rastlantısal oluşma ihtimali 10950 de bir olan) protein doldursunlar. Bu karışıma istedikleri oranda ısı ve nem versinler, gelişmiş cihazlarla karıştırsınlar. Varillerin başında da nöbetleşe milyarlarca, hatta trilyonlarca sene beklesinler. Ancak her ne yaparlarsa yapsınlar o varillerden kesinlikle bir insan çıkaramazlar.  Aslanları, kaplanları, karıncaları, gülleri, zambakları, manolyaları, sülünleri, ağaçkakanları, balinaları, kanguruları, atları, papağanları, muzları, portakalları, zeytinleri, narları, üzümleri ve bunlar gibi milyonlarca canlı türünden hiçbirini oluşturamazlar. Değil burada birkaçını saydığımız bu canlı varlıkları, bunların tek bir hücresini bile elde edemezler.

Evrim teorisinde canlılığın oluşumu
Hayır, evrimcilerin canlıların tesadüfen oluştuğunu ileri süren iddiaları geçerli değildir. Evrim diye bir süreç yaşanmamıştır. Ama yine de bu konuda ısrarlı davrananlar için teorinin geçersizliğiyle ilgili delilleri açıklayalım. Evrimcilerin belli başlı klasik iddiaları vardır. Bunlar; Doğal seleksiyon ve mutasyonla yeni canlı türlerinin oluştuğunu iddia ederler. Yapıları doğal şartlara uymayan canlıların yok olacağını, uygun olanlarınsa nesillerini devam etttireceğini iddia eden doğal seleksiyon mekanizmasının yeni bir tür ortaya çıkarması mümkün değildir. Bu sadece mevcut türler arasında elemeye yol açar yeni bir tür asla oluşturamaz. Mutasyonlar ise sadece DNA da tahribat yaparlar. Mutasyonların etkisi zararlıdır, yeni bir tür oluşturmaları da kesinlikle mümkün değildir.  Canlıların sudan karaya geçtiğini iddia ederler. Suda yaşayan bir canlının karaya geçmesi mümkün değildir. Çünkü bir canlı vücut ağırlığını, vücut sıcaklığını, vücudundaki suyun kullanım sistemini, böbrek yapısını, solunum sistemini ve yaşam şeklini değiştirerek kendini bambaşka bir canlıya dönüştüremez. Kuşların sürüngenlerden evrimleştiğini iddia ederler.
Böyle bir şey de mümkün değildir. Çünkü;
- Kuşların kanatlarının sürüngenlerin pullarının değişmesiyle oluşması imkansızdır.
- Kuşların ciğerleri, kara canlıların akciğerlerine tamamen ters bir şekilde işler.
- Kuşların uçmalarında önemli bir etmen olan kemikleri kara canlılarına göre hafiftir.
- Kuşların ve sürüngenlerin kas-iskelet sistemleri birbirinden tamamen farklıdır.
Memelilerin de sürüngenlerden evrimleştiğini iddia ederler. Bu da tamamen asılsız bir iddiadır. Çünkü, sürüngenlerin vücutları pullarla kaplıdır, soğukkanlıdırlar ve yumurtlayarak çoğalırlar. Memeliler ise sıcakkanlıdırlar, vücutları tüylerle kaplıdır ve doğurarak çoğalırlar.

Evrim teorisini çürüten deliller
Bu delilleri çok fazla detaylandırmak mümkündür. Ama belli başlı birkaç tanesi şunlardır:
- Öncelikle bugün bilim, kesin olarak ispatlamıştır ki, cansız maddelerden canlı maddeler oluşamaz.
- Şimdiye kadar evrimcilerin canlıların birbirinden evrimleşerek geliştiği iddiasını destekleyen tek bir ara geçiş fosili bile bulunmamıştır. Normal türlere ait fosillerden milyonlarca bulunmasına rağmen, bugüne kadar hiçbir yarı sürüngen-yarı kuş, yarı balık-yarı sürüngen, yarı maymun-yarı insan canlıya ait bir ize rastlanmamıştır.
- Canlılığın yapıtaşı olan proteinler tesadüfen oluşamazlar. 500 amino asitli bir proteinin tesadüfen oluşma ihtimali 10 üzeri 950 de birdir. Kısacası aklın kavrama sınırlarının çok üstünde olan bu ihtimalin gerçekleşme olasılığı 0 dır.

Evrim teorisine göre canlılar yeryüzüne çıkışı
Evrim teorisi yeryüzünde canlılığın ortaya çıkışı ile ilgili hiçbir açıklama yapamamaktadır.  Yeryüzü tabakaları ve fosil kayıtları incelendiğinde, yeryüzündeki canlı hayatının birdenbire ortaya çıktığı görülür. Kompleks canlıların fosillerine rastlanılan en derin yeryüzü tabakası, 520-530 milyon yıl yaşında olduğu hesaplanan Kambriyen tabakadır. Kambriyen kayalıklarında bulunan fosiller çeşitli kompleks omurgasız türlerine aittir. İlginç olan, birbirinden çok farklı olan bu türlerin hepsinin bir anda ve hiçbir ataları olmaksızın ortaya çıkmalarıdır. Bu yüzden jeolojik literatürde bu mucizevi olay, Kambriyen Patlaması olarak anılır. Dünyanın nasıl olup da böyle birdenbire birbirlerinden çok farklı omurgasız türleriyle dolup taştığı, hiçbir ortak ataya sahip olmayan ayrı türlerdeki canlıların hiçbir evrim aşaması geçirmeden nasıl ortaya çıktıkları, evrimcilerin asla cevaplayamadıkları sorulardır. 

Evrim teorisi ısrarla savunuluyor?
Allah ın varlığını göz ardı eden, O na karşı sorumlu olduğunu kabul etmek istemeyen insanlar, bu isteklerini gerçekleştirebilmek ve diğer insanlara da bu düşüncelerini kabul ettirebilmek için makul bir gerekçe ararlar. Herşeyin tesadüfen oluştuğunu iddia ederek, bir Yaratıcı nın var olmadığını ve dolayısıyla da kimseye karşı sorumlu olmadıklarını  kabul ettirmeye çalışırlar. İşte bu noktada, evrim teorisi, inkarcı felsefeler için sözde bilimsel bir dayanak oluşturur. Bundan dolayı Allah ı inkar etmekte direten insanlar, bilimsel bir geçerliliği olmasa da, doğruluğuna inansalar da inanmasalar da bu teoriyi ideolojik ve felsefi bir zorunluluk olarak savunurlar.

kaynak: İmanı Çabuk Anlamak




Evrim Teorisi Hakkında yazısı toplam 4129 defa okundu
Evrim Teorisi Hakkında | Din Ve Ahlak Sayfayı Yazdır    Evrim Teorisi Hakkında | Din Ve Ahlak Arkadaşına Gönder

Bağlantılı Yazılar
Evrim Teorisi Hakkında | Din Ve Ahlak
Evrim Teorisi Hakkında | Din Ve AhlakEvrim Teorisi Hakkında | Din Ve AhlakEvrim Teorisi Hakkında | Din Ve Ahlak